İçeriğe geç
  • Dolar 49,1556 ▲ %0,05
  • Euro 55,1900 ▼ %0,25
  • Sterlin 65,0379 ▲ %0,26
  • Gram Altın 6.547,61 ▲ %0,07
  • Çeyrek Altın 10.740,95 ▼ %0,19
  • Gümüş 96,78 ▲ %1,45
  • Bitcoin 4.212.171 ▲ %0,39
  • BIST 100 12.443,92 ▲ %1,42

Politika

Diploma davası ertelendi | İmamoğlu'ndan Erdoğan çıkışı: Bu ülkenin başındaki NATO ülkelerine ne anlatacak?

Ekrem İmamoğlu'nun, "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasıyla yargılandığı diploma davasının beşinci duruşması görüldü. Duruşmada savunma yapan İmamoğlu, yarın Ankara'da başlayacak NATO Zirvesi'ne değinerek AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a işaret etti. İmamoğlu, "NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği g…

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın beşinci duruşması görüldü. Mahkeme heyeti Danıştay'a yapılan başvurunun sonucunu beklenmesine karar vererek duruşmayı 25 Aralık'a erteledi. 

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, İmamoğlu ve avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, bazı milletvekilleri, CHP'nin bazı yöneticileri, yabancı ülkelerden temsilciler ve çok sayıda izleyici yer aldı.

DURUŞMADAN | 

12.40 | İmamoğlu'nun savunmasının ardından duruşma savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, idare mahkemesinin kararının kesinleşip kesinleşmediğini sorulmasını talep etti. Bir sonraki duruşma için 25 Aralık saat 11.00'a gün verildi. 

Ekrem İmamoğlu, "Özgür Özel genel başkanımın yolunda yürümekten gurur duyuyorum" diyerek salondan ayrıldı.

11.25 | Ekrem İmamoğlu savunmasına başladı. "Aziz milletime sesleniyorum" sözleriyle savunmasına başlayan İmamoğlu, bu sabah başka bir salona uğradığını ve sadece bugün 3 davayla karşı karşıya olduğunu ifade etti. 

İmamoğlu, "Aziz milletime sesleniyorum; Bu binada ilginç bir gün yaşıyoruz çünkü aynı binada 3 duruşma ile karşı karşıyayım. Benim bütün davalarım hepsi bir bütün halinde yorumlanabilir. Hepsine İmamoğlu davaları denebilir. Demokrasi davaları denebilir" şeklinde konuştu. 

Davalarına bakan 18 hakimin yerinin değiştirildiğini söyleyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Bir insan nasıl böyle bir şeye maruz kalabilir? Nasıl böyle bir sağanak altında kalabilir? Çok enteresan. Dünyada bir örneği var mıdır? Açıkçası bilmiyorum, herhalde yoktur diye düşünüyorum. Ama 'Yahu ne durumdasın Ekrem? Nassın, iyi misin?' Vallahi çok iyiyim. Hakkımda iddianame düzenleyen savcıların tamamı ödüllendirildi. Değişmeyen tek şey Ekrem İmamoğlu'nu cezalandırma isteği."

"ERDOĞAN NATO ZİRVESİ'NDE NE ANLATACAK?"
7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek NATO Ankara Zirvesi'ne işaret eden İmamoğlu, "Yarın NATO toplanıyor Ankara'da. Savunmam böyle bir güne denk geldi. Ben 15,5 milyon ay almış bir Cumhurbaşkanı adayıyım. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki orada? 'Bak rakibimi hapse attım. 20 tane dava açtım' mı diyecek?" şeklinde konuştu. 

İmamoğlu şunları söyledi: 

"Kıymetli ve aziz milletim, bu savunmayı ülkemiz açısından tarihe öneme sahip bir haftada da yaptığımın altını çizeyim. Evet, NATO toplanıyor yarın itibarıyla Ankara'da. Devlet ve hükümet başkanları Avrupa'nın güvenliğini, Ukrayna'daki savaşı, yeni güvenlik mimarisini konuşacaklar. Ben, bu ülkenin 15,5 milyon insanının ön seçimde oy verdiği, -bunu zihinlerinize kazıyacaklar-, 15,5 milyon! Rüyasında göremez o 1150 odalı saraydaki insan, rüyasında! Koşarak, 15,5 milyon insanın oy verdiği cumhurbaşkanı adayıyım ben. O insanların adayıyım. 25.1 milyon insanın imza vererek destek olduğu cumhurbaşkanı adayıyım. Dünyanın en güzel ve en büyük kentlerinden biri İstanbul'un rekor oyla, tarihin en yüksek oyuyla seçtiği Belediye Başkanı olarak burada, NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği gün yargılanıyorum. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki? 'Çok güçlüyüm' mü diyecek? 'Bak, rakibimi hapse attım. Bak, rakibime 20 tane de dava açtım.' Onlar da 'Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri!' mi diyecek? Kendini aldatan bir garip. Dünyanın demokrasiye inanan, güvenilirliği olan, öngörülebilirliği olan bütün devletleri, bütün itibarlı ülkeleri, o itibarlı ülkelerin başındaki insanlar… Bu yapılanları kesinlikle kabul etmesi mümkün değil. Çünkü kendi ülkesinde bunu kabul ettireceği tek bir yurttaş bulamaz. Utanç verici bir durum! Ne diyecek? 'Muşlarla İmamoğlu'nu 1,5 senedir hapiste tutuyorum, ben ne büyük liderim. Sen de aynısını yap. Rakibin varsa hemen git hapse at. Bir dahaki seçimde aday olacaksa onu da hapse at. Hatta ikinci olanı tehdit et, üçüncü fırsatı olanı onu da tehdit et, onu da hapse at. Varsa sizde öyle bir imkan bir de diplomasını iptal et. Hatta diploma konusunda ceza davası da aç. 18 yaşındaki Ekrem'i yargıla canım. 17 yaşında Trabzon'dan çıkmış, Kıbrıs'a gitmiş, 2 sene okumuş, derslerini vermiş Ekrem'in ben var ya sınavlarını yok saydım.' Rektöre talimat verdim. Zaten rektör de bu hafta sonu dedi ki: "Ya üniversite, sınav şey, üniversiteden mezun oldunuz ama hepinizin elinde bebeklerinizi görmek isterdim. Ya vakit mi bulamadınız falan filan" diyen bir rektöre, diplomalarını iptal ettirdim bu adamın. Bunu anlatacak Erdoğan. İstanbul Üniversitesi'nin başındaki zavallıyı mı anlatacak?"

"BİR İNSAN BOYUNDAN BÜYÜK İŞLERE GİRİNCE BÖYLE OLUYOR"

Kendisiyle birlikte 28 kişinin daha diplomasının iptal edildiğini anımsatan İmamoğlu, ceza davasının ise sadece kendisine açıldığına dikkati çekti. İmamoğlu, "Bu arada söyleyeyim; benim gibi 28 arkadaşımın diploması iptal edildi ama bu ceza davası sadece bana açıldı. Bunların hiçbirine açılmadı. Niye? Ekrem ile ilgili aceleleri var. Ya hukuk tarihinde var mı bu? Benimle beraber 28 kişinin geriye dönük diploması iptal edildi ama bu dava sadece Ekrem'e açıldı. Soruşturma ve operasyon sadece Ekrem'e yapıldı. Hepsi tek merkezden verilen zavallı talimatlar, utanç verici! Ve işte bir insan boyundan büyük işlere girince böyle oluyor, altından çıkamaz hale geliyor. Bu ülkenin insanları yıllar sonra geriye dönüp baktığında ne diyecekler, hiç düşündünüz mü?" şeklinde konuştu. 

İmamoğlu savunmasını "Bu ülkenin hakimlerine, savcılarına dahi güveniyorum. Şimdi Özgür Özel'le yürümek zamanıdır. Bu çağrı 86 milyonadır. Ya bir yol bulunur ya bir yol yapılır" sözleriyle bitirdi. 

11.15 | "Casusluk" davasının görüldüğü duruşma salonundan ayrılan Ekrem İmamoğlu, "diploma" davasının görüldüğü duruşma salonuna giriş yaptı. Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Hakim, diplomaya ilişkin 5. İdare Mahkemesi'nin kararının dosyaya geldiğini belirterek, söz konusu kararın kesinleşmesinin beklenmesine hükmedildiğini kaydetti.

İMAMOĞLU 3 AYRI DAVADA HAKİM KARŞISINDA

Öte yandan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor da İmamoğlu’nun bugün hakim karşısına çıkacağı  “casusluk” “İBB davası” ve “diploma” davasını takip etmek üzere Silivri’ye geldi. 

Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor

İmamoğlu'nun, "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasıyla yargılandığı diploma davası Silivri'de devam ediyor

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor… pic.twitter.com/10sWxjShZc

— BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) July 6, 2026

ÖNCEKİ DURUŞMADA NE OLDU?Davanın 16 Şubat'ta görülen önceki duruşmasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu suçun delille kurulmadığını vurgulayarak hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini söyledi. 

İmamoğlu, "Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var" ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, "Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur" şeklinde görüş bildirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise İdare Mahkemesi'nin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.

Mahkeme, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi'ne açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.

Mahkeme ayrıca haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sorulmasına karar verdi. 

 İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024'te Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.

Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İddianamede, İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı "University College of Northern Cyprus'ın (UCNC)" 1990'da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.

YÖK'ün 1988 ve 1992'deki yazılarında, Kuzey Kıbrıs'ta faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.

İstanbul Üniversitesi'nin, Kuzey Kıbrıs'daki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu'na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte "University College of Northern Cyprus" adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesine yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği savunuluyor. 

"Resmi belgede sahtecilik" suçlaması

İddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesine, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği öne sürülüyor. 

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

Ayrıca iddianamede, İmamoğlu'nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK'nin 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak'ta reddedilmişti.

"Casusluk davası" devam ediyor: Savcı mütalaasını açıkladı

"Casusluk davası" devam ediyor: Savcı mütalaasını açıkladı

İBB davasında 62. celse: Tuncay Yılmaz savunmasını tamamladı

İBB davasında 62. celse: Tuncay Yılmaz savunmasını tamamladı

Bolu Belediyesi davası başladı: Tanju Özcan dahil 19 kişi ilk kez hakim karşısında

Bolu Belediyesi davası başladı: Tanju Özcan dahil 19 kişi ilk kez hakim karşısında

Kaynak: birgun.net

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…