Demografik alarm zilleri çalıyor: Huzurevi kapısında 23 bin kişi sıra bekliyor
Yaşlı nüfusun 5 yılda yüzde 20,5 büyüyerek 9,5 milyonu aşması, büyükşehirlerdeki huzurevi kuyruklarını uzattı. Sıra bekleyenlerin yaş ortalaması ise 78 olarak ölçüldü. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 23 bine ulaşan bekleme listelerini eritmek için 6 yeni bakım merkezinin açılacağını ve inşaatı süren 24 huzurevinden 14'ünün 2027'de tam
Türkiye genelinde hızla büyüyen yaşlı nüfus ve buna paralel olarak büyükşehirlerde yoğunlaşan huzurevi talebi, bakım ve barınma merkezlerindeki bekleme sürelerinin uzamasına yol açıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, ülkedeki 65 yaş ve üzeri nüfus 2020-2025 dönemini kapsayan 5 yılda yüzde 20,5 oranında artarak 7 milyon 953 bin 555 kişiden 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yükselen bu talebi karşılamak adına altı yeni bakım merkezini hizmete almayı ve yapımı süren 24 huzurevinden 14'ünü 2027 yılında tamamlamayı planlıyor.
YAŞLI NÜFUSUN PAYI, 2060 YILINDA YÜZDE 27'YE ULAŞACAK
Demografik yapıda kaydedilen bu hızlı değişim, yaşlı vatandaşların toplam nüfus içindeki ağırlığını ve kurumsal barınma hizmetlerine duyulan ihtiyacı doğrudan artırıyor.
TÜİK istatistiklerine göre, 2025 yılında 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1 seviyesine çıktı.
Söz konusu yaşlı nüfusun yüzde 55,3'ünü kadınlar, yüzde 44,7'sini ise erkekler oluşturdu.
Kurumun ana nüfus projeksiyonuna göre, mevcut demografik eğilimlerin sürmesi halinde yaşlı nüfusun toplam içindeki payının 2030'da yüzde 13,5'e, 2040'ta yüzde 17,9'a ve 2060'ta yüzde 27'ye ulaşması bekleniyor.
KAMU VE ÖZEL HUZUREVLERİNDE 30 BİNE YAKIN YAŞLI KALIYOR
Milletvekillerinin yazılı soru önergelerini yanıtlayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, huzurevlerine yönelik talebin özellikle büyükşehirlerde yoğunlaştığını açıkladı.
Bakan Göktaş, artan ihtiyaca karşı yeni bakım merkezlerinin açılacağını ve yapımı süren huzurevlerinin bir bölümünün 2027'de tamamlanacağını bildirdi.
Huzurevlerine başvuranların yaş ortalaması 78 olarak öne çıkıyor.
Bakanlığa bağlı 178 huzurevi bulunurken, Türkiye genelinde 290 özel huzurevi ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait 18 huzurevi faaliyet gösteriyor ve bu kuruluşlarda kalan yaşlıların toplam sayısı 30 bine yaklaşıyor.
YENİ MERKEZLER 2027 YATIRIM PROGRAMINA SUNULACAK
Bakanlık planlamasına göre, artan talebe karşı huzurevi ve yatak kapasitesinin genişletilmesi planlanıyor.
Bu kapsamda toplam 710 kişi kapasiteli altı yeni yaşlı bakım kuruluşunun hizmete alınması hedefleniyor.
Bununla birlikte inşaat çalışmaları devam eden 24 huzurevinden 14'ünün 2027 yılında bitirilmesi öngörülüyor.
Ayrıca 26 huzurevi için etüt ve proje çalışmalarını sürdüren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, projeleri tamamlanan kuruluşların 2027 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı'na sunulmasını planlıyor.
HUZUREVİ SIRASI BEKLEYENLERİN SAYISI 23 BİNE ÇIKTI
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, huzurevlerindeki bekleme sürelerinin özellikle büyükşehirlerde ve belirli kuruluşlarda uzadığını bildirdi.
Başvuru sahiplerinin tek kişilik oda istemesi, iklim ve beslenme alışkanlıkları ile doğup büyüdükleri kentte kalmayı tercih etmeleri de bazı merkezlerdeki bekleme listelerinin büyümesine neden oluyor.
Bakanlığın daha önce açıkladığı resmi verilere göre, 2020 yılında yaklaşık 15 bin kişi huzurevi sırası beklerken bu sayı 2024 yılında 23 bine ulaştı.
EVDE VE GÜNDÜZLÜ BAKIM MODELLERİ YAYGINLAŞTIRILACAK
Bakanlık, yatılı kurumların yanı sıra yaşlıların kendi evlerinde ve sosyal çevrelerinde desteklenmesine yönelik hizmetleri de genişletmeyi amaçlıyor.
Bu doğrultuda, gündüz hizmet merkezleriyle yaşlıların ailelerinden ve yaşadıkları çevreden kopmadan günlük yaşam becerilerinin desteklenmesi, sosyal hayata katılımlarının artırılması ve sağlıklı yaşlanmalarına katkı sağlanması hedefleniyor.
Kısa vadede bakım kuruluşlarının hizmet standartlarına ilişkin mevzuatın yenilenmesi planlanırken, orta ve uzun vadede evde bakım, gündüzlü bakım ve diğer toplum temelli modellerin yaygınlaştırılması öngörülüyor.
Kaynak: Karar