İçeriğe geç
  • Dolar 49,1679 ▲ %0,07
  • Euro 55,3928 ▲ %0,10
  • Sterlin 65,3551 ▼ %0,02
  • Gram Altın 6.553,55 ▲ %0,17
  • Çeyrek Altın 10.761,81 • %0,00
  • Gümüş 96,14 ▲ %0,78
  • Bitcoin 4.261.291 ▲ %2,37
  • BIST 100 12.270,18 ▲ %0,17

Yaşam

Bir ömür çalışmanın mükafatı yoksulluk

Türkiye hızla yaşlanırken yaşlı yoksulluğu, barınma ve bakım gibi sorunlar da büyüyor. 65 yaş ve üzerindeki 9,58 milyon kişinin yüzde 22,8'i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında. Hükümet politikaları yetersiz. Yalnızlığa terk edilen yaşlılar hayatta kalma mücadelesi veriyor. Uzmanlar "Türkiye hızla yaşlanıyor ve 65 yaş ve üstü nüfusun sorunları da ka

Ülkede yaşlı nüfus hızla artarken ekonomik kriz, yaşlıların yaşam koşullarını da ağırlaştırıyor. 65 yaş ve üzerindeki 10 milyona yakın kişi yoksulluk, barınma, sağlık hizmetlerine erişim, bakım ve yalnızlık gibi çok sayıda sorunla boğuşuyor. Emekli aylıkları temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalırken, yaşlıların bir bölümü çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor. Ülkedeki yaşlılar, mutsuz, huzursuz ve ne yapacağını bilmez halde.

Bugün 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü. Ancak Türkiye'de yaşlıların önemli bir bölümü için yaş almak, güvence içinde bir yaşam sürmek anlamına gelmiyor. Yaşlı nüfus artarken sosyal koruma, bakım ve barınma mekanizmalarının aynı hızda güçlendirilmemesi ise yeni sorunları beraberinde getiriyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın 2026 bütçe sunumuna göre 172 Bakanlık huzurevinde yaklaşık 15 bin, 280 özel huzurevinde ise 13 bin 633 yaşlıya bakım hizmeti veriliyor. Bu kurumlarda toplam yaklaşık 28 bin 633 yaşlıya bakım hizmeti veriliyor. Öte yandan 2023 Türkiye Yaşlı Profili Araştırması'na göre yaşlıların yüzde 75'i sosyal çevresinden kopmadan evinde yaşamak istiyor. Ancak artan kiralar ve düşük emekli gelirleri, yaşlıların bağımsız biçimde yaşamlarını sürdürmesini güçleştiriyor. Özellikle tek başına yaşayan yaşlılar açısından barınma giderleri önemli bir yük oluşturuyor.

YAŞLI YOKSULLUĞU BÜYÜYOR

Türkiye'de 65 yaş ve üzerindeki bireylerin yüzde 22,8'i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında. Temmuz 2026'dan itibaren en düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira olarak uygulanıyor. TÜRK-İŞ'in Ağustos 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcaması için gereken tutar 37 bin 388 liraya, yoksulluk sınırı ise 121 bin 786 liraya ulaştı. Bu tablo, emeklilerin gelirleri ile temel ihtiyaçların maliyeti arasındaki açığı ortaya koyuyor.

∗∗∗

BAKIM YÜKÜ AİLELERE BIRAKILMAMALI

Ege Geriatri Derneği Başkanı Psk. Mevlüt Ülgen, 2025'te 10 milyona yaklayan 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfusun yüzde 11,1'ini oluşturduğunu, bu oranın 2040'ta yüzde 17,9'a, 2060'ta yüzde 27'ye ulaşmasının beklendiğini anımsatarak "Uzun yaşamak bir kazanımdır. Ancak asıl hedef sağlıklı, sosyal güvenceli, eşit haklara ve söz hakkına sahip olarak onurlu yaşamaktır" dedi. Yaşlılıkta yoksulluğun yalnızca gelir yetersizliği olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Ülgen "Yetersiz gelir sağlıklı beslenmeden barınmaya, sağlık hizmetlerine erişimden sosyal yaşama, güvenli bir konuttan bağımsız yaşamaya kadar yaşlılığın bütün boyutlarını etkileyebilir" diye konuştu.

Türkiye Yaşlı Profili Araştırması'na göre 65 yaş ve üzerindeki bireylerin yüzde 16,4'ünün evde bakım desteğine ihtiyaç duyduğunu anımsatan Ülgen, son 12 ay içinde evde bakım desteği alanların oranının yüzde 2,5'te kaldığına dikkat çekti. 75 yaş ve üzerindeki bireylerde bakım ihtiyacının yüzde 26,9'a yükseldiğini kaydeden Ülgen, yaşlı bakımının ailelerin ve özellikle kadınların omuzlarına bırakılmaması gerektiğini, evde ve toplum temelli bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması çağrısı yaptı. "Bakım bir aile meselesi değil, toplumsal bir haktır" diyen Ülgen, yaşlıların kendi evlerinde ve sosyal çevrelerinden kopmadan yaşamlarını sürdürebilmeleri için mahalle ve ev temelli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Evde bakımın mümkün olmadığı durumlarda ise nitelikli ve insan onuruna yakışır kurum bakımının kamusal güvence altına alınması gerektiğini belirten Ülgen, bakım veren aile bireyleri ile profesyonel bakım çalışanlarının da sosyal ve ekonomik haklarla desteklenmesini istedi. Ülgen, kent planlamasından sağlık hizmetlerine, afet hazırlıklarından iklim politikalarına kadar yaşlıların karar süreçlerine katılımının sağlanması gerektiğini söyledi. Aşırı sıcaklar, hava kirliliği, yangınlar ve depremlerin yaşlıları daha kırılgan hale getirdiğini belirten Ülgen, afet planlarında yaşlıların özel ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini ifade etti.

∗∗∗

UZMANLAŞMIŞ PROFESYONELLER DE YETİŞTİRİLMELİ

Psikolog Doç. Dr. Zeynep Gümüş Demir, yaşlanmanın psikolojik ve sosyal boyutları, yaşlı bireylerin ruh sağlığı ihtiyaçları ve geropsikolojinin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tıp ve sağlık teknolojilerindeki ilerlemelerle insan ömrünün uzadığını belirten Demir, artan yaşlı nüfusun bakım ve ruh sağlığı ihtiyaçlarına yönelik hazırlık yapılması gerektiğini söyledi. Yaşlılık alanında uzmanlaşmış profesyonellerin yetiştirilmesinin önemine dikkat çeken Demir, "Hızla artan bakım ihtiyaçlarının sağlık sistemine ve ekonomiye getireceği ağır yük, ancak bu meselenin stratejik bir ulusal öncelik haline getirilmesiyle önlenebilir. Sosyal politikaların sürdürülebilirliği ve yaklaşan bu krizin önlenmesi, yaşlılık dinamiklerine bütünüyle hâkim, alanında özel olarak uzmanlaşmış profesyonellerin yetiştirilmesiyle mümkündür. Çünkü yaşlanma süreci kendi gelişimsel dinamikleri çerçevesinde incelenmesi gereken özel bir evredir" dedi. Geropsikolojinin yaşlı nüfusa odaklanan bir uzmanlık alanı olduğunu anımsatan Demir, bu alanın bireylerin yaş aldıkça geçirdikleri bilişsel, duygusal ve fiziksel değişimleri anlamalarına yardımcı olduğunu söyledi. Demir, yaşlı bireylerin ruh sağlığının korunması için geropsikolojinin stratejik bir ulusal öncelik haline getirilmesi çağrısında bulundu.

∗∗∗

YAŞLILIĞI BİRLİKTE İNŞA ETMEK MÜMKÜN

"Uzun yaşamın niteliğini ve insan onuruna yakışır bir yaşlılığı birlikte inşa etmek mümkündür" diyen Ülgen şu önerilerde bulundu:

• Yaşlı yoksulluğu azaltılmalı.

• Yaşlıların gelir ve sosyal güvenlik güvencesi güçlendirilmeli.

• Evde ve toplum temelli bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalı.

• Nitelikli ve insan onuruna yakışır kurum bakımı güvence altına alınmalı.

• Bakım verenler desteklenmeli.

• Yaşlı dostu ve erişilebilir kentler geliştirilmeli.

• İklim krizi ve afetlere yönelik politikalarda yaşlıların ihtiyaçları merkeze alınmalı.

• Sağlık hizmetlerine eşit ve zamanında erişim sağlanmalı.

• Yaşlı bireyler kendileriyle ilgili planlama ve karar süreçlerine etkin katılımları sağlanmalı.

∗∗∗

YAŞLI YOKSULLUĞU BÜYÜYOR

• 2025'te Türkiye'de 65 yaş ve üzeri nüfus: 9 milyon 583 bin

• Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı: Yüzde 11,1

• 65+ nüfusun son 5 yıldaki artışı: Yüzde 20,5

• 65 yaş ve üzerindekilerin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski: 22,8

∗∗∗

TÜRKİYE VE BAZI AVRUPA ÜLKELERİNDE EMEKLİ AYLIĞI

• Türkiye: 493 Avro

• Almanya: 1.195 Avro

• İtalya: 1.264 Avro

• İspanya: 1.576 Avro

• Fransa: 1.705 Avro

Kaynak: Birgun

Sıradaki haber yükleniyor…