İçeriğe geç
  • Dolar 49,1791 ▲ %0,08
  • Euro 55,4009 ▼ %0,02
  • Sterlin 65,3551 ▼ %0,02
  • Gram Altın 6.542,72 • %0,00
  • Çeyrek Altın 10.761,81 • %0,00
  • Gümüş 95,40 • %0,00
  • Bitcoin 4.209.481 ▲ %1,12
  • BIST 100 12.270,18 ▲ %0,17

Eğitim

Her şey niteliği düşürmek için!

MEB, ikili eğitim yapan bazı okullarda 40 dakikalık dersleri 30 dakikaya indirme yolunu açtı. 2024-2025'te ikili eğitimdeki öğrenci sayısı 3,7 milyon olurken ders süresindeki olası kayıp haftada 5 saat 50 dakikaya ulaşıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ikili eğitime geçirdiği okullardaki fiziki kapasite sorununa ders sürelerini kısaltarak çözüm ararken eğitim niteliği giderek düşüyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla 81 il valiliğine gönderilen yazıyla, belirli koşulları taşıyan okullarda 40 dakika olan ders süresinin 30 dakikaya kadar düşürülmesinin önü açıldı. Öğrenci yoğunluğu nedeniyle ikili eğitim yapan okulların yanı sıra yık-yap ve güçlendirme çalışmaları nedeniyle başka binalarda eğitim veren kurumları da kapsayan düzenleme, eğitimde kalıcı kapasite sorununu bir kez daha gündeme getirdi.

MEB Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen "İkili Eğitimde Ders Saati Süreleri" konulu yazıya göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılında resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında ders süreleri valiliklerin yapacağı planlamalar doğrultusunda kısaltılabilecek.

3,7 MİLYON ÖĞRENCİ İKİLİ EĞİTİMDE

2026-2027 eğitim öğretim dönemi birçok okulda ikili eğitim kriziyle başlarken bu sistemin geldiği boyut verilerle de gözler önüne serildi. TEDMEM'in 2025 Eğitim Değerlendirme Raporu'nda, MEB'in 2024-2025 örgün eğitim istatistikleri ve 2025 yılı performans programı verileri üzerinden yapılan hesaplamalara yer verildi.

Buna göre ülkede 3 milyon 726 bin 620 öğrenci ikili eğitimde öğrenim görüyor. Bu öğrencilerin 2 milyon 215 bin 51'i ilkokulda, 1 milyon 282 bin 547'si ortaokulda, 81 bin 309'u imam hatip ortaokulunda, 147 bin 712'si ise genel ortaöğretimde eğitim alıyor. Rapora göre ilkokul öğrencilerinin yaklaşık yüzde 38,8'i, ortaokul öğrencilerinin ise yüzde 31,9'u ikili eğitim veren okullarda okuyor. İmam hatip ortaokullarında ise bu oran yüzde 11,8 oldu. Liselerde ise bu oran yüzde 3,4 olurken imam hatip liselerinde ise yüzde 1,3 olarak belirlendi.

İkili eğitimin, eğitim sisteminde derinleşen sorunların ortaya çıkmasına neden olacağı belirtilen raporda, "Ders sürelerinin kısaltılması, öğretim programlarındaki bazı konu ve kazanımların ya hiç işlenmemesine ya da daha hızlı ve yüzeysel biçimde ele alınmasına sebep olmaktadır. Sabah derslerinin çok erken başlaması çocukların kahvaltı yapamamasına ve gün içinde aç kalmalarına neden olabilmektedir" denildi.

EĞİTİM SÜRESİ YÜZDE 25 AZALIYOR

Normal koşullarda 40 dakika olan bir ders saatinin 30 dakikaya indirilmesi, ders başına ayrılan sürede yüzde 25'lik azalma anlamına geliyor. Günde 7 ders yapılan bir okulda öğrencilerin günlük ders süresi 280 dakikadan 210 dakikaya geriliyor. Böylece öğrenciler günde 70 dakika, haftada 350 dakika daha az ders yapıyor.

Ders sürelerinin 30 dakikaya düşürülmesi halinde haftalık ders süresindeki kayıp 5 saat 50 dakikaya ulaşıyor. MEB'in düzenlemesiyle birlikte, zaten ikili eğitim nedeniyle erken saatlerde okula gitmek zorunda kalan öğrencilerin eğitim süresi de kısalacak.

UYGULAMA EŞİTSİZLİK YARATABİLİR

Sistemin eğitimin niteliğini düşürdüğünü belirten Eğitim Sen İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Barış Uluocak, ikili eğitim sisteminin doğru planlamaların yapılamaması, yetersiz derslik sayısı ve kalabalık sınıflar nedeniyle hayata geçirildiğini vurguladı. Uygulamanın ders süreleri kısaltılan öğrencilerle, kısaltılmayan öğrenciler arasında eşitsizlik yaratabileceğine dikkat çeken Uluocak, "Bu durum zaten birçok eşitsizlikle ve imkân farklılıklarıyla sınanarak eğitime devam eden öğrenciler açısından yeni bir problem alanı olarak görülmelidir. Eğitimin pek çok temel sorununu geçici önlemlerle çözmeye çalışan MEB ikili eğitim ve misafir okul sorununu da yüzeysel tedbirler hafifletme amacı gütmektedir" dedi. 

Uluocak şöyle konuştu: "Bu kısaltma 40 günü aşan kayıp anlamına geliyor. Bu da aynı merkezi sınava gircek olan öğrenviler için ciddi bir dezavantajdır. İkili eğitim verilen okullar çoğunlukla dezavantajlı bölgelerdeki okullardır. Bu da var olan eşitsizliklerin üzerine yenilerinin eklenmesi demektir.''

Kaynak: Birgun

Sıradaki haber yükleniyor…