İçeriğe geç
  • Dolar 49,1616
  • Euro 55,0757
  • Sterlin 65,1291
  • Bitcoin 4.209.850 ▲ %0,42

Yerel

Kâmil Şirin: "Bu Ülke Daha Fazla Hukuksuzluğa Katlanamaz"

İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Kâmil Şirin, 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılı yaklaşırken düzenlediği basın toplantısında, mevcut yönetim sistemini ve demokrasiye ilişkin uygulamaları eleştirdi. Şirin, Türkiye'nin yeniden demokratik hukuk devletine dönmesi gerektiğini belirtti.

İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Kâmil Şirin, bugün sabah saatlerinde parti binasında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmek üzere olduğunu hatırlatan Şirin, Türkiye'de 15 Temmuz sonrasında oluşan yönetim anlayışının demokrasi, hukuk ve basın özgürlüğü üzerinde ciddi tahribat yarattığını öne sürerek, siyasal iktidarı "demokratik hukuk devletine dönüş" çağrısıyla eleştirdi.


"15 TEMMUZ KALKIŞMASININ 10. YILI DOLACAK"


"Bugün 6 Temmuz. Tam dokuz gün sonra 15 Temmuz kalkışmasının onuncu yılı dolmuş olacak. Bu sebeple ben öncelikle 15 Temmuz kalkışmasını ve bu kalkışma münasebetiyle de bu casusluk ve terör yapısının, emperyalizmin derin çıkarlarına hizmet ederek bugün yaşadığımız sistem zaafiyetlerinin oluşumuna ve yapısal sorunların derinleşmesine nasıl etken olduklarını ortaya koymak; siyasal iktidarı ve Kocaeli’ndeki temsilcilerini tekrardan demokratik hukuk devletine dönüşümü gerçekleştirmesi yolunda uyarmak istiyoruz. Bir derin gladyo faaliyeti olarak projelendirilen ve zaman içerisinde güçlendirilen Fetullahçı yapılanmanın emperyalizme son ve esasında en büyük hizmeti, 15 Temmuz kalkışmasıdır."


"TEK ADAM ANAYASASINDAN KAYNAKLANMAKTADIR"

"Zira siyasal iktidar, tekrar böylesi bir darbe teşebbüsü yaşamamak ve olağan bir iktidar değişikliği durumunda ise karşılaşacakları dava tehditlerinden korunma adına bugün yaşamak zorunda kaldığımız bu Türk usulü başkanlık sistemini ihya etmiş; yaşatmaya çalıştığımız zayıf demokrasi kültürümüz tamamıyla korumasız hale gelivermiştir. Türkiye, 1950 yılından 2016 yılına kadar, darbe sonrası dönemlerde dahi seçme ve seçilme hakkının çok az ihlallere konu olduğu; kısacası bu hakkın korunduğu bir ülke idi."

"ÜLKE BASINININ YÜZDE 98'İ KONTROL ALTINA ALINDI"


"Oysa bugün, 15 Temmuz sonrası koşullarında oluşturulan parti devletinde seçim öncesi devlet mekanizması iktidardaki partiye sınırsız hizmet vermekte, iktidar partisi tüm devlet imkânlarını hoyratça kullanmaktadır. Muhalifler baskı, tehdit ve saldırılar ile korkutulmaya ve sindirilmeye çalışılmaktadır. Halkın tepkilerinin ve kanaatlerinin yönetilebilmesi adına sürekli olarak iftira niteliğinde söylemler üretilmektedir. Ülke basınının yüzde 98’i kontrol altına alınarak hiç olmayacak vaatler ve aslı astarı olmayan korkutmalar ile kazanılan bu seçimlerin sonrasında ise seçimde konuşulan ve vaat edilenlerin tam tersi bir politika çok rahatlıkla izlenebilmekte ve siyasal iktidar kendisini kendi sözüyle bağlı görmemektedir."


"HEMEN HER TUŞA BASILIYOR"


"Toplumun değer yargılarını rencide edebilecek bir biçimde, toplum mühendisliği ile yine yeniden siyasal iktidarın sonsuza kadar devam edebilmesi için hemen her tuşa basılabilmektedir. Bir seçimin kazanılmasına bağlı olarak beş yıl boyunca hiçbir sınırlamaya tabi olmayan bu hoyratlığa artık bu ülke daha fazla katlanamaz. Bu ülke daha fazla hukuksuzluk ve keyfilik ile terbiye edilemez. 15 Temmuz’da bir refleks ve makul bir savunma ve korunma çabası olarak başlayan hukuku ve demokrasiyi yok sayma alışkanlığı, o günün koşullarında ehvenişer olarak kabullenilmiş ise de bugün artık tahammül edilebilir bir yük değildir."

Kaynak: ozgunkocaeli.com.tr

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…